GENEL BİLGİLERİ
Daha önceleri Altındağ İlçe sınırları içerisinde yer alan İlçemizin sınırları İçişleri Bakanlığının 13/81 sayılı kararı ile belirlenerek 30 Kasım 1983 tarih ve 2983 sayılı kanunla Ankara Valiliğine bağlı merkez ilçe olmuştur.
İlçemiz 53 mahalleden oluşmaktadır. Daha önceleri köy statüsünde olan Kösrelik, Çalseki, Güzelyurt ve Sarıbeyler Köyleri 10/07/2004 tarihinde çıkan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile köyden mahalleye dönüşmüştür.
98,1 Km2 yüzölçümüne büyüklüğe sahip olan İlçemiz engebeli ve kısmen kayalık bir arazi üzerine kurulmuş olup; Kuzeydoğu ve Doğudan Pursaklar, Güney ve Güneydoğudan Altındağ, Güney ve Batıdan Yenimahalle, Kuzeybatıdan Kazan, Kuzeyden de Çubuk ilçeleriyle çevrilidir. İlçenin Doğusunda Hüseyin Gazi Dağı ve 1985 m yüksekliğindeki İdris Dağı, Kuzeyinde Karyağdı Dağı ile Ufuktepe ve Batısında Yükseltepe bulunur. Çubuk Çayı Keçiören ilçesini kuzey-güney yönünde ikiye bölerken, Hatip ve Ankara Çayları ise İlçemizin güneyinden geçer.

TARİHİ
Tarihi 1200-1300 yıllarına dayanan Keçiören, Kalaba (Galebe), Etlik ve Ovacık Köylerinin arazileri yerleşimin gelişmesinden sonra 1936 yılında Bucak (Nahiye) oldu. İlk Nahiye Müdürlüğü görevini Osman Bedrettin Yolga ifa etti. Sonrasında Mehmet Derviş Çiyiltepe, Ahmet Feridun Demir, Nafi Muharremgil, Osman Macit Atay, Suphi Günay ve Hakkı Tataroğlu Nahiye Müdürlüğü yaptı.
Ayrıca Ankara tarihi açısından büyük önem taşıyan Ankara’nın ilk kaya mezarları Basınevleri ve Kalaba’dadır. Basınevlerindeki mezarlar, kayalar yapı malzemesi olarak alınarak yok olmuş. Kalaba’da ise yine aynı amaçla tahrip edilirken bir kaya mezarı Keçiören Şelalesi’nin aktığı kaya üzerindedir.
NÜFUS
2009 yıl sonu TUİK verilerine göre 403.400 kadın ve 393.246 erkek olmak üzere Keçiören’in toplam nüfusu toplam 799.646 kişidir.
Bu nüfus ile Keçiören İlçemiz Türkiye’nin nüfus en kalabalık İlçesi olmuştur.
Yıllara göre nüfus dağılımı ise şöyledir;
1985 Yılı : 433.559
1990 Yılı : 533.891
1997 Yılı : 588.117
2000 Yılı : 625.167
2007 Yılı : 746.361
2008 Yılı : 779.905
“KEÇİÖREN” ADI NERDEN GELİYOR
Her ne kadar bu konuda çeşitli rivayetler bulunsa da Keçiören ismine ilk olarak Ankara Mufassal Tahrir Defteri H. (867/M)’rinde rastlanılmaktadır.1463 tarihli kayıtlarda Karye-i Kiçiviran Tabi-i Kasaba olarak geçmekte olup; rivayetlerden öte belgeli kayıtlardır ve eski Türkçe’de “Kiçi”, “Küçük” “Viran”da yerleşim yeri demektir. Kiçiviran da küçük yerleşim yeri anlamındadır. Zamanla da Kiçiviran Keçiören’e dönüşmüştür. Keçiören’in ilk resmi yazılı kaydını Fatih Sultan Mehmet Han yaptırmıştır.
ANKARA’NIN İLK KAYA MEZARLARI
Çubuk Çayı’nın can verdiği Kalaba Vadisi, Kalaba Köyleri kadar Ankaralıların da piknik ve eğlence yeri olmuştur. Çay, bağ-bahçenin sulanmasında kullanıldığı gibi içinde barındırdığı bol balık çeşidi ile de ayrı bir zenginlik katmakta idi. Kalaba Vadisi’nde ki bülbül sesi, o dönemi yaşayanların en büyük zevkiydi.

Ankara tarihi açısından büyük önem taşıyan, Ankara’nın ilk kaya mezarları Basınevleri ve Kalaba’dadır. Basınevleri’ ndeki mezarlar, kayalar yapı malzemesi olarak alına alına yok olmuş. Kalaba’da ise yine aynı amaçla tahrip edilirken bir kaya mezarı meşhur Keçiören Şelalesi’nin aktığı kaya üzerinde geçmişten geleceğe taşınmıştır.
|